''Hani Rabbiniz şöyle duyurmuştu; 'Andolsun, eğer şükrederseniz elbette size nimetimi arttırırım. Eğer nankörlük ederseniz hiç şüphesiz azabım çok şiddetlidir.' Musa şöyle dedi: ' Siz ve yeryüzünde bulunanlar, hepiniz nankörlük etseniz de gerçek şu ki, Allah her bakımdan sınırsız zengindir, övgüye layık olandır.'' (İbrahim, 14/7-8)
Merhabalar. Selamların güzeli size olsun. Çok önemli olan ancak zannediyorum önemini kavrayamadığımızdan gerekli ehemmiyeti gösteremediğimiz bir konu üzerine biraz düşünelim istiyorum. Şükür üzerine. Düzenli olarak meal okumaya gayret gösteriyorum. Yüce kitabımız öyle muhteşem ki, dün okuduğun ayeti bugün tekrar okuduğunda farklı bir anlamı, o an ihtiyacın olan, ruhuna şifa olacak farklı bir cümleyi çıkartıyorsun.. Beni ise; şu sıralar ayrı etkileyen ayetler, şükretmek ile ilgili ayetler oluyor...
Şöyle bir düşünelim. Hiç tanımadığımız biri, çok ufak bir meselede dahi bize bir şekilde yardımcı olduğunda; defalarca teşekkür edip, minnetlerimizi sunuyoruz öyle değil mi? Hele hele çok zor bi zamanımızda yardım edip destek olan arkadaslarımızın o iyiliğini yıllar geçse bile hiç unutmuyoruz. Peki annemiz, babamız, onların kelimeleri, sağlığı, elimiz, kolumuz, bacağımız, istifademize sunulan türlü türlü bitkiler, çiçekler, güzel dostlarımız ve daha sayamadığımız, sahip olduğumuz onca nimetler için Rabbimize neden hakkıyla teşekkür edemiyoruz? Üzerinde biraz düşününce çok utanç verici bir durum olduğunu anlıyor insan. Araf Suresinin 17. Ayetinde ise şeytanın Allah'a şöyle söylediği buyruluyor; ''Sonra onların önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından onları azdırmak için yanlarına sokulacağım. Sende onları şükrünü yerine getirenlerden bulamayacaksın.'' Yüce Rabbimiz, nimetlerine şükretmek ya da nankörlük yapma arasında bizleri serbest bırakmakla birlikte kendisine nankörlük etmememizi istemiş. Şükredenleri de mükafatlandıracağını, nimetini artıracağını buyurmuş. Rabbimizin iyiliklerini unutmayalım. Üzerimizdeki nimetin farkında olalım ki zaten mutluluğun formülü de bu değil midir; nimetin farkında olmak ve çokça şükredebilmek. Nasibime düşen her ne ise; verdin teşekkür ederim, aldım kabul ettim, razı oldum demektir bir nevi.
Yalnız sahip olduklarımıza değil,sahip olamadıklarımıza da şükretmeli. O çok istediklerimizin olmamasındaki, Rabbimizin nasip etmeyişindeki nedeni, hayrı ve güzelliği bilemediğimizi farkederek, hakkıyla bilenin yalnızca Rabbimiz olduğunu bilerek şükretmeli. Öyleyse biz şükredelim, çok şükredelim. Ettiğimiz şükür ile Rabbimizin bizlere verdiği nimetleri, iyilikleri, güzellikleri itiraf edelim. Her gün muhakkak ama muhakkak bunun için bir vakit ayıralım. Hem dilimizle, hem halimizle, namazlarımıza gösterdiğimiz önem ile, dualarımızda eksik etmediğimiz teşekkürler ile, devamlı Rabbimizi anarak şükredelim insallah.
Buyrun hep beraber;
Ey Rabbim! Bana, anne ve babama verdiğin nimete şükretmemi ve hoşnut olacağın salih bir amelde bulunmamı bana ilham et ve beni rahmetinle salih kulların arasına kat.
Amin..


Yorumlar
Lisan-ı hal ile şükretmeli