Ana içeriğe atla

Şükür Üzerine | Mutluluğun Formülü 🌸





''Hani Rabbiniz şöyle duyurmuştu; 'Andolsun, eğer şükrederseniz elbette size nimetimi arttırırım. Eğer nankörlük ederseniz hiç şüphesiz azabım çok şiddetlidir.' Musa şöyle dedi: ' Siz ve yeryüzünde bulunanlar, hepiniz nankörlük etseniz de gerçek şu ki, Allah her bakımdan sınırsız zengindir, övgüye layık olandır.''   (İbrahim, 14/7-8)

  Merhabalar. Selamların güzeli size olsun. Çok önemli olan ancak zannediyorum önemini kavrayamadığımızdan gerekli ehemmiyeti gösteremediğimiz bir konu üzerine biraz düşünelim istiyorum. Şükür üzerine. Düzenli olarak meal okumaya gayret gösteriyorum. Yüce kitabımız öyle muhteşem ki, dün okuduğun ayeti bugün tekrar okuduğunda farklı bir anlamı, o an ihtiyacın olan, ruhuna şifa olacak farklı bir cümleyi çıkartıyorsun.. Beni ise; şu sıralar ayrı etkileyen ayetler, şükretmek ile ilgili ayetler oluyor...
  Şöyle bir düşünelim. Hiç tanımadığımız biri, çok ufak bir meselede dahi bize bir şekilde yardımcı olduğunda; defalarca teşekkür edip, minnetlerimizi sunuyoruz öyle değil mi? Hele hele çok zor bi zamanımızda yardım edip destek olan arkadaslarımızın o iyiliğini yıllar geçse bile hiç unutmuyoruz. Peki annemiz, babamız, onların kelimeleri, sağlığı, elimiz, kolumuz, bacağımız, istifademize sunulan türlü türlü bitkiler, çiçekler, güzel dostlarımız ve daha sayamadığımız, sahip olduğumuz onca nimetler için Rabbimize neden hakkıyla teşekkür edemiyoruz? Üzerinde biraz düşününce çok utanç verici bir durum olduğunu anlıyor insan. Araf Suresinin 17. Ayetinde ise şeytanın Allah'a şöyle söylediği buyruluyor; ''Sonra onların önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından onları azdırmak için yanlarına sokulacağım. Sende onları şükrünü yerine getirenlerden bulamayacaksın.''  Yüce Rabbimiz, nimetlerine şükretmek ya da nankörlük yapma arasında bizleri serbest bırakmakla birlikte kendisine nankörlük etmememizi istemiş. Şükredenleri de mükafatlandıracağını, nimetini artıracağını buyurmuş. Rabbimizin iyiliklerini unutmayalım. Üzerimizdeki nimetin farkında olalım ki zaten mutluluğun formülü de bu değil midir; nimetin farkında olmak ve çokça şükredebilmek. Nasibime düşen her ne ise; verdin teşekkür ederim, aldım kabul ettim, razı oldum demektir bir nevi. 



 Yalnız sahip olduklarımıza değil,sahip olamadıklarımıza da şükretmeli. O çok istediklerimizin olmamasındaki, Rabbimizin nasip etmeyişindeki nedeni, hayrı ve güzelliği bilemediğimizi farkederek, hakkıyla bilenin yalnızca Rabbimiz olduğunu bilerek şükretmeli. Öyleyse biz şükredelim, çok şükredelim. Ettiğimiz şükür ile Rabbimizin bizlere verdiği nimetleri, iyilikleri, güzellikleri itiraf edelim. Her gün muhakkak ama muhakkak bunun için bir vakit ayıralım. Hem dilimizle, hem halimizle, namazlarımıza gösterdiğimiz önem ile, dualarımızda eksik etmediğimiz teşekkürler ile, devamlı Rabbimizi anarak şükredelim insallah. 
 Buyrun hep beraber; 

 Ey Rabbim! Bana, anne ve babama verdiğin nimete şükretmemi ve hoşnut olacağın salih bir amelde bulunmamı bana ilham et ve beni rahmetinle salih kulların arasına kat.

Amin.. 



Yorumlar

Adsız dedi ki…
”Şükür, Hakk’ın kuluna verdiğini O’nun yolunda kullanmaktır.” (Arvasî)

Lisan-ı hal ile şükretmeli


Şeyma Karakuş dedi ki…
Öyle.. ''Nimetin şükrü kendi cinsinden olur'' dediği gibi ehli irfan'ın. .

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yumuşak ol, acımasız olma!🕊

İyilikle kötülük eşit olmaz. Sen, en güzel olan bir tarzda (kötülüğü) uzaklaştır; o zaman, (görürsün ki) seninle onun arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki sıcak bir dost(un) oluvermiştir. Buna da, sabredenlerden başkası kavuşturulamaz. Ve buna, büyük bir pay sahibi olanlardan başkası da kavuşturulamaz. (Fussilet Suresi, 34-35) Merhabalar. :) Kocamaaan, ağız dolusu bir gülümseme ile selamlıyorum hepinizii. Aşırı mutlu olduğumdan falan değil, her şeye rağmen gülümsemenin aslında ne kadar şifalı bir eylem olduğunu bir kez daha anladığım/hatırladığım ve sizlere de hatırlatmak istediğim için.. Çok çok kıymetli Şevki Yılmaz hocayı dinliyordum az evvel, özellikle biz gençler tarafından tanınıp anlaşılması lazım geç olmadan. Söyledikleri, anlattıkları gerçekten çok değerli şeyler. Konuşmasında dikkatimi çeken epey bir başlık oldu ama aktaracağım bu kısmı ayrıca önemsiyorum. Gülümsemenin öneminden bahsederken şu sözleri söyledi Şevki Yılmaz; ' ' Gülümseyen insan merhamet...

Hand are warmed by a cup of tea☕

  | Hand are warmed by a cup of tea    Eller bir bardak çay ile ısınıyor.  Merhabalar. Selamların güzeli size olsun. Yavaş yavaş kendimce İngilizce öğrenmeye çalışınca böyle tatlı cümleler kurmak hoşuma gidiyor. Yeni yazıyada böylesi bir başlık atmak istedim! :)  Bol bol ç ay, sahleb veya sıcak çikolata içiliyorsa ve içerken de eller bardağı bir miktar kucaklıyorsa kış tam anlamıyla gelmiş demektir. Geldi ve hızlıcada geçiyor.. Ocağın üçte birini tamamladık bile. Çok üşüyen ve bahar mevsiminin hastası biri olsamda karın yağması istemsiz mutlu ediyor beni. Sabah uyanıp perdeleri çekince etrafı bembeyaz görmenin nedensiz bir mutluluğu olmuyor mu sahiden? :) Ocağa çayı koyup, fırına üzümlü kek verip, oturma odasının perdelerini sonuna kadar açıp aileyle oturmanın verdiği keyif en güzel dünya nimetidir.net! Bir kış günü nasıl sıcacık yapılır bu yazıda biraz buna değinmek istiyorum. Herkesin kendine göre listesi vardır, ben bana keyif veren şeylerden bahs...

Meryem Koçaklamaları🌿

Bazı kelimelerin kalpten söylendiği hissedilir! Hayırlı geceler. Normalde beğendiğim herhangi bir şeyi istifade edebilmeleri için sevdiklerimle, ailemle, arkadaşlarımla hemen paylaşır, tavsiye eder veya anlatırım. Ama özellikle ilk gençlik yıllarımda falan değer verdiğim, benim için çok özel olan birkaç şeyi kimseye söylemek istemezdim. En sevdiğim birkaç melodi,  birkaç şarkı,  birkaç şiir,  birkaç kitap ve  birkaç film gibi.  Çok fazla etkilendiğimden ve çok fazla anlam yüklediğimden olsa gerek.  Öyle ki, o şarkıyı, şiiri, melodiyi her dinlediğimde; o birkaç filmi her izlediğimde ve o kitabı tekrar okuduğumda yıllar öncesine giderim hala. Aynı hisler, taptaze ve hiç aradan yıllar geçmemiş gibi..  Büyüyorum/ yaş alıyorum/ yaşlanıyorum..  Galiba büyüdükçe yeni duyduğum şeylere, şiire, şarkıya, filmlere o kadar hassas davranmıyorum. Birseylere fazlasıyla anlam yüklemiyorum. Artık güzel şeylerin hissettirdikleri daha kısa sürüyo...