Ana içeriğe atla

Bir Miktar Anı | Lise Yıllarıma Sevgilerimle💎



Hayırlı geceler.

İnsanın hayatında, hatırlayınca ürperdiği anılar vardır. Duyunca dona kaldığı; şarkılar, şiirler, ezgiler vardır. Birkaç saniyeliğine herşeyi donduran fotoğraflar ve melodiler vardır. Bunlar müthiş birer hatırlatıcı❤  Bazı şarkı ve melodiler için ''lise yıllarım'' diyebilirim. Çünkü her dinlediğimde -o 3-4 dakikalık zaman diliminde- lise birinci sınıftan dördüncü sınıfa kadar olan iyi kötü herşey film şeridi gibi geçer aklımdan.. Şuan onlardan bir tanesini dinliyor olunca, birkaç şey yazmak istedim..

O yılların ne kadar özel ve güzel olduğunu zaman geçince anlıyorum. Birde tuttuğum ajandalardan🙏 Kendime teşekkür ediyorum o ajandalar için çünkü 5 yıl, 10 yıl sonraki kendime daha güzel bir hediye veremezdim. Herseyin çok yoğun yaşandığı dönemler. Üzüntünün, heyecanın, sevinçlerin, umutların.. Lise yıllarımı babamın tayin durumundan dolayı Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde geçirdim. Sosyal imkanlar bakımından kısıtlı bir ilçeydi malesef. Her aradığımı kolayca bulamadığım, istediğim fakat çok satılanlar listesinde olmayan kitabı bulabilmek için ilçeyi talan etmek zorunda kaldığım, konferansların/söyleşilerin yılda 1-2 den fazla düzenlenmediği bir yerdi o zamanlar. Şuan çok değişmiş tabii. Bunları şikayet amaçlı anlatmıyorum, şöyle bi geçmişe bakıp düşündüğümde dikkatimi şu çekiyor; şuan yaşadığım yerde herşeyin bu kadar ulaşılabilir ve kolay olmasına rağmen bazı şeyleri lise yıllarındaki kadar tutkuyla gerçekleştiremiyorum. Hatta o zamanlar çok istediğim şeyi gerçeklestirmek şuan için gayet mümkünken içimde o isteği ve enerjiyi hissetmiyorum. 

Gerçekleştirmek istediği bir sürü hayalleri, hedefleri olan; tanışmak istediği bir sürü insan, okumak istediği bir sürü kitap, katılmak istediği bir sürü kurs, kendini geliştirmek istediği bir sürü alan, çekmek istediği bir sürü fotoğraf gibi türlü türlü bir sürü şeyi isteyen, istek enerjisi çok yüksek bir kızmışım ben. Ne ara tüketmişim bunca şeyi! Ufak şeylere tutkuyla bağlanmamı sağlayan o şey her ne ise, içimdeki. Onu büyütmeli, onu beslemeliydim herseyden önce. İlk onu. 
Büyümek, olgunlaşmak dedikleri mi bu yoksa, bilemiyorum.. Nerede o en yakın arkadaşınla çimlerde oturup içtiğin limonatanın heyecanı? Lezzetli zamanlardı. Soğuk yemekle kimsenin derdinin olmadığı, ekmeğe salça sürüp yemeğe bayıldığımız yıllar. O zamanları geri getiremeyiz ama o özlediğimiz zamanlardaki 'biz' olabiliriz. Sönmeye yüz tutmuş o ışığı tekrar parıldatmanın yollarını bulmalı diye düşünüyorum vee güzel, huzurlu geceler diliyorum. O dönemlerde çok dinlediğim bir melodiyi ve defalarca izlediğim filmin linkini bırakıyorum, öneri olarak. :)

 Allah'a emanet olun. Birde burnumuzda tüten herşeye bir selam🙋

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yumuşak ol, acımasız olma!🕊

İyilikle kötülük eşit olmaz. Sen, en güzel olan bir tarzda (kötülüğü) uzaklaştır; o zaman, (görürsün ki) seninle onun arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki sıcak bir dost(un) oluvermiştir. Buna da, sabredenlerden başkası kavuşturulamaz. Ve buna, büyük bir pay sahibi olanlardan başkası da kavuşturulamaz. (Fussilet Suresi, 34-35) Merhabalar. :) Kocamaaan, ağız dolusu bir gülümseme ile selamlıyorum hepinizii. Aşırı mutlu olduğumdan falan değil, her şeye rağmen gülümsemenin aslında ne kadar şifalı bir eylem olduğunu bir kez daha anladığım/hatırladığım ve sizlere de hatırlatmak istediğim için.. Çok çok kıymetli Şevki Yılmaz hocayı dinliyordum az evvel, özellikle biz gençler tarafından tanınıp anlaşılması lazım geç olmadan. Söyledikleri, anlattıkları gerçekten çok değerli şeyler. Konuşmasında dikkatimi çeken epey bir başlık oldu ama aktaracağım bu kısmı ayrıca önemsiyorum. Gülümsemenin öneminden bahsederken şu sözleri söyledi Şevki Yılmaz; ' ' Gülümseyen insan merhamet...

Hand are warmed by a cup of tea☕

  | Hand are warmed by a cup of tea    Eller bir bardak çay ile ısınıyor.  Merhabalar. Selamların güzeli size olsun. Yavaş yavaş kendimce İngilizce öğrenmeye çalışınca böyle tatlı cümleler kurmak hoşuma gidiyor. Yeni yazıyada böylesi bir başlık atmak istedim! :)  Bol bol ç ay, sahleb veya sıcak çikolata içiliyorsa ve içerken de eller bardağı bir miktar kucaklıyorsa kış tam anlamıyla gelmiş demektir. Geldi ve hızlıcada geçiyor.. Ocağın üçte birini tamamladık bile. Çok üşüyen ve bahar mevsiminin hastası biri olsamda karın yağması istemsiz mutlu ediyor beni. Sabah uyanıp perdeleri çekince etrafı bembeyaz görmenin nedensiz bir mutluluğu olmuyor mu sahiden? :) Ocağa çayı koyup, fırına üzümlü kek verip, oturma odasının perdelerini sonuna kadar açıp aileyle oturmanın verdiği keyif en güzel dünya nimetidir.net! Bir kış günü nasıl sıcacık yapılır bu yazıda biraz buna değinmek istiyorum. Herkesin kendine göre listesi vardır, ben bana keyif veren şeylerden bahs...

Meryem Koçaklamaları🌿

Bazı kelimelerin kalpten söylendiği hissedilir! Hayırlı geceler. Normalde beğendiğim herhangi bir şeyi istifade edebilmeleri için sevdiklerimle, ailemle, arkadaşlarımla hemen paylaşır, tavsiye eder veya anlatırım. Ama özellikle ilk gençlik yıllarımda falan değer verdiğim, benim için çok özel olan birkaç şeyi kimseye söylemek istemezdim. En sevdiğim birkaç melodi,  birkaç şarkı,  birkaç şiir,  birkaç kitap ve  birkaç film gibi.  Çok fazla etkilendiğimden ve çok fazla anlam yüklediğimden olsa gerek.  Öyle ki, o şarkıyı, şiiri, melodiyi her dinlediğimde; o birkaç filmi her izlediğimde ve o kitabı tekrar okuduğumda yıllar öncesine giderim hala. Aynı hisler, taptaze ve hiç aradan yıllar geçmemiş gibi..  Büyüyorum/ yaş alıyorum/ yaşlanıyorum..  Galiba büyüdükçe yeni duyduğum şeylere, şiire, şarkıya, filmlere o kadar hassas davranmıyorum. Birseylere fazlasıyla anlam yüklemiyorum. Artık güzel şeylerin hissettirdikleri daha kısa sürüyo...