Ana içeriğe atla

Meryem Koçaklamaları🌿





Bazı kelimelerin kalpten söylendiği hissedilir!

Hayırlı geceler.
Normalde beğendiğim herhangi bir şeyi istifade edebilmeleri için sevdiklerimle, ailemle, arkadaşlarımla hemen paylaşır, tavsiye eder veya anlatırım. Ama özellikle ilk gençlik yıllarımda falan değer verdiğim, benim için çok özel olan birkaç şeyi kimseye söylemek istemezdim. En sevdiğim
birkaç melodi, 
birkaç şarkı, 
birkaç şiir, 
birkaç kitap ve 
birkaç film gibi. 
Çok fazla etkilendiğimden ve çok fazla anlam yüklediğimden olsa gerek. 

Öyle ki, o şarkıyı, şiiri, melodiyi her dinlediğimde; o birkaç filmi her izlediğimde ve o kitabı tekrar okuduğumda yıllar öncesine giderim hala.

Aynı hisler, taptaze ve hiç aradan yıllar geçmemiş gibi.. 

Büyüyorum/ yaş alıyorum/ yaşlanıyorum.. 

Galiba büyüdükçe yeni duyduğum şeylere, şiire, şarkıya, filmlere o kadar hassas davranmıyorum. Birseylere fazlasıyla anlam yüklemiyorum. Artık güzel şeylerin hissettirdikleri daha kısa sürüyor mesela.

En sevdiğim ilk şiir Meryem Koçaklamaları. Şairi Hakan Kalkan. Murat Sözer'in sesinden, fon müziği esliğinde dinlediğim bu şiiri hiçbir yerde bulamayınca videoyu durdura durdura ajandama tek tek yazmıştım. Ve tam olarak 10 sayfa sürmüştü.

Birkaç dizesi ile veda edip en alta şiirin linkini bırakıyorum. 
Allah'a emanetsiniz. :)

"buda senin kitapların işte senden ağır.
  senden ağır giydiğin elbiseler,
  elbiseler içinde yorgun, yorgunsun kendini taşımaktan
  ayakların seni taşımaktan yorgun
  bunlarda senin tuttuğun defterler, genç olmak adına, bir yere ait olmak için
  bir yere ait olmak dersin ama bense beklerim seni hazırlıksız beklenen bir güz mevsimini bekler gibi 
  yok hiçbir şeye benzetmiyorum hayatı
  güz dediysem güz, sen dediysem sen ve beklemek dediysem;
  beklemek dediysem aşk
  aşk dediysem aş,
  aş dediysem ellerin
  bende aralarım perdeleri yok derim yokmuş ama birşey bulmalıydık
  ikimizin adına bizi bir yerde tutacak bir şey..''

'' sen en çok şairleri dinlersin, sen ve bu omuzların hep ağrılı
   bu omuzların çökmüş, 
   bu parmakların titrer 
   günlüğünün her sayfasına bir mısra düşmekten..
   uzayan bir okul senin omzunda, senin omzunda kapı önünde bekleyen bir anne!''

 ''kelimeler değerdi bana sen upuzun mısralar kurardın."

 '' oysa haksızlığa karşı susan, ben susmam diyenlerin susması,
    başını eğip gitmesi
    biz hepimiz kafiyeleriyle ritim tutanlar
    kafiyelenmiş yaşamaklar. 
    herkes ne çabuk susar, herkes haksızlığın karşısında
    ne çabuk seni suçlu çıkarırlar ne çabuk seni bir haksız''

Şiiri şu adresten dinleyebilirsiniz; https://soundcloud.com/yasamakumrumdadir/meryem-kocaklamalari

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yumuşak ol, acımasız olma!🕊

İyilikle kötülük eşit olmaz. Sen, en güzel olan bir tarzda (kötülüğü) uzaklaştır; o zaman, (görürsün ki) seninle onun arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki sıcak bir dost(un) oluvermiştir. Buna da, sabredenlerden başkası kavuşturulamaz. Ve buna, büyük bir pay sahibi olanlardan başkası da kavuşturulamaz. (Fussilet Suresi, 34-35) Merhabalar. :) Kocamaaan, ağız dolusu bir gülümseme ile selamlıyorum hepinizii. Aşırı mutlu olduğumdan falan değil, her şeye rağmen gülümsemenin aslında ne kadar şifalı bir eylem olduğunu bir kez daha anladığım/hatırladığım ve sizlere de hatırlatmak istediğim için.. Çok çok kıymetli Şevki Yılmaz hocayı dinliyordum az evvel, özellikle biz gençler tarafından tanınıp anlaşılması lazım geç olmadan. Söyledikleri, anlattıkları gerçekten çok değerli şeyler. Konuşmasında dikkatimi çeken epey bir başlık oldu ama aktaracağım bu kısmı ayrıca önemsiyorum. Gülümsemenin öneminden bahsederken şu sözleri söyledi Şevki Yılmaz; ' ' Gülümseyen insan merhamet...

Hand are warmed by a cup of tea☕

  | Hand are warmed by a cup of tea    Eller bir bardak çay ile ısınıyor.  Merhabalar. Selamların güzeli size olsun. Yavaş yavaş kendimce İngilizce öğrenmeye çalışınca böyle tatlı cümleler kurmak hoşuma gidiyor. Yeni yazıyada böylesi bir başlık atmak istedim! :)  Bol bol ç ay, sahleb veya sıcak çikolata içiliyorsa ve içerken de eller bardağı bir miktar kucaklıyorsa kış tam anlamıyla gelmiş demektir. Geldi ve hızlıcada geçiyor.. Ocağın üçte birini tamamladık bile. Çok üşüyen ve bahar mevsiminin hastası biri olsamda karın yağması istemsiz mutlu ediyor beni. Sabah uyanıp perdeleri çekince etrafı bembeyaz görmenin nedensiz bir mutluluğu olmuyor mu sahiden? :) Ocağa çayı koyup, fırına üzümlü kek verip, oturma odasının perdelerini sonuna kadar açıp aileyle oturmanın verdiği keyif en güzel dünya nimetidir.net! Bir kış günü nasıl sıcacık yapılır bu yazıda biraz buna değinmek istiyorum. Herkesin kendine göre listesi vardır, ben bana keyif veren şeylerden bahs...