''Ne mutlu, sevgisini israf etmeyen o insanlara!''
Merhabalar.
Feyzli, bereketli, güzel değerlendirdiğimiz bir hafta sonu olsun inşallah. Yazı başlığından da anlaşıldığı üzre etrafımda gözlemlediğim ve çok üzüldüğüm bir konu olan; ''sevginin israf edilmesi'' hakkında naçizane kendi gözlem ve görüşlerimden bahsetmek istiyorum..
Öyle zor ve tehlikeli bir dönemde yaşıyoruz ki.. İnsanın kendini; kendisi olarak sevmediği, beğenmediği, hem fiziken hem de fikren hep bir başkası gibi olma, başkasına benzeme eğiliminde bulunduğu, malesef şekilciliğin, -mış gibi davranmanın egemen olduğu bir dönemdeyiz. Psikoloji, sosyoloji gibi alanlarda herhangi bir eğitimim olmamakla birlikte bu ilimlere duyduğum ilgi, bu alanlarda okuduğum kitaplar, insani ilişkilerde dikkatimi çeken durumlardan yola çıkarak bu durumun içimizdeki 'sevgi' eksikliğinden kaynaklandığını düşünüyorum. Öyle ki; günümüzde her genç bir şekilde 'sevgi arayışı' içerisinde. İçimizde, kendimize karşı eksik olan o sevgi hissini bir başkasının gelip tamamlamasını istiyoruz. O eksikliği kendi kendimize tamamlamadan, bir tamamlanma arayışına girmek ne kadar yanlışsa; karşımıza çıkan her insanı, içimizdeki eksikliği tamamlayacak kişi olarak görmekte bir o kadar üzücü ve içler acısı bir durum malesef. Bu durum kurtarıcı/tamamlayıcı olarak görülen insana aşırı bağlanmayı beraberinde getiriyor. Yanlışı görmeme, yapılan hatalara sağır ve dilsiz olmayı da aynı zamanda. Bununla birlikte, hayal kırıklıkları, ruhsal bunalımlar, depresyon ve daha birçok yıpratıcı durumlar.. Çünkü sevgi bütün hisler içerisinde en kuvvetli olan his, en kıymetli, en değerli... Sevgi hissinin enerjisi çok yüksek. Bu yüzdendir ki muradını namurada faş etme der büyüklerimiz. O çok kıymetli, namurada faş edilmemesi gereken hisse yazık etmemeliyiz. Sunduğumuz kişiler alelade insanlar olmamalı. Efendimizin tavsiye ettiği gibi; hakedene dahi, beslenen hissin tamamını değil, tepsi tepsi sunmalıyız. Kemal Sayar bir yazısında; ''sevilecek birini aramak yerine, neden kendimizi daha çok sevilmeye değer kılmıyoruz? '' diyor.
Ne kadar haklı bir tespit!
Neden önce kendimizi sevmiyoruz? İçimizdeki eksiklikleri neden kendimiz tamamlamıyoruz? İnşaatımız hiç bitmemeli, içimizde hep bir yerleri onarmalı, tamir etmeli, düzeltmeliyiz. Hadi şimdi en önce kalplerimizi bi onaralım, neden kendimizi sevmek yerine başkalarının bizi sevmesini ve ancak o zaman tamamlanabileceğimizi düşünüyoruz? Bizi bu düşünceye iten sebep ne? Alalım tornavidaları, matkapları bi tamir edelim bakalım ne çıkacak altından?
Ancak o zaman farkında oluruz. Kendimiz ve beslediğimiz hislerin ne kadar kıymetli olduğunu o zaman anlarız. Duruluruz hem. Akışına bırakırız her şeyi. Güzelliklere odaklanır, Rıza-i İlahiye teslim oluruz. Bunu yapalım inşallah.
Selam ve dua ile..
Ey Rabbim ahlakımızı güzelleştir. Saf ve temiz eyle, bizleri kötü ahlaktan koru.
Amin.

Yorumlar
Saçların siyahmış, ak mış
Birileri sana kafayı mı takmış?
Dert etmeeee...
...
Yakışıklıda olmasan, boyun uzun da olmasa
Gözlük bile taksan, kulakların duymasa
Her işe kendini sevmek ile başla...
...
Elli yaşındaysan bugün
Rabbinden armağan hepsi
Ellibeş yaşındakilerden beş yaş genç
Kırkbeş yaşındakilerden beş yıl tecrübelisin...
Kendini seviyorsun sen
Kendini sevmek ile renklenir hayat...
Ahmet Zeytinci